Maria Magdaleeeeena
2/11/2009 · Kategori: ikinci ay
“Viva
Bu koleksiyon tamı tamına 4 cd den oluşuyor. Bırakın şarkıları beğenecek kadar dinlemeyi çoğu akılda kalamıyor ilk etapta. “Bu sana uzuuun zaman gider” dediklerinden yani. 4.cd ye takıldığım zamanlarda fark ediyorum ki dilime dolanan bir ezgi ve “Magdalena” sözcüğü. Araştırınca fark ediyorum; Maria/Mary Magdalena(Mecdelli/Magdalalı Meryem), aslında hayat kadını, bir günahkar; bir efsane. Hakkında bir sürü iddia olan bu kadının Markos ve Yuhanna İncillerine göre dirilen İsa’yı ilk gören kişi olduğu sanırım en kabul göreni. Luka İncili’nde bahsedilen bu günahkar kadının İsa tarafından kötü ruhlardan arındırıldığına da inanılıyormuş.
“Mecdelli ismi, Celile’nin Tiber gölü kıyısındaki Mecdel Nunayya kasabasından geliyormuş. Efsaneye göre Mecdelli Meryem, İsa’nın müritlerinden olan Maximinus ile deniz yoluyla Efes üzerinden Fransa’nın Marsilya kentine gider orada inzivaya çekilir, sadece kilise ayinlerinde dağıtılan kutsal ekmek ve limon ağaçlarından yükselen kokuyla beslenirmiş. Fransızların yumurta, tereyağı, un ve şekerden yapılan meşhur Madeleine çöreğinin Magdalalı Meryem'e bağlı bir manastırdan çıktığına dair rivayetler vardır. Fransız İhtilali’nden sonra manastır dağıtıldığında rahibelerin astronomik bir rakamla tarifi pastacılar birliğine sattığı söylenir. Sonra Madeleine çörekleri tüm Fransa'ya yayılır, özellikle de Aziz Mecdelli Meryem Günü olarak kabul edilen 22 Temmuzda büyük miktarda bu çöreklerden tüketilirmiş.” Demek ki neymiş artık, Maria Magdaleeeeena diye söylerken sözleri durup düşünülecekmiş.
Nereden geldim buraya peki? Bahsi geçen doğum günümün geçtiği yere artık çok yakın, sürekli gidip geliyor olmamın ötesinde, karşıma çıktı yürürken. (Bakalım bu “karşıma çıkma” mevzuundan bahsetmem için daha kaç olay beklemem gerekecek.) İzmirlilerin ya da kendini orada bulanların iyi bildiği Manisa kavşağına yürürken(atom karınca adımlarıyla koştururken J), henüz Suphi Koyuncuoğlu Anadolu Lisesi’ni görmemişken, “aa burada da bir kilise varmış” dedirten yerin St. Mary Magdalena Kilisesi olduğu anlaşılınca tabiri caizse farz oldu bunu yazmam. Anglikan kilisesi olduğu, 1858 yılında yaptırıldığı bilgisi ve birkaç fotoğrafı dışında benden bu kadar!
1 yorum yazılmıştır
Yazan: | Tarih: 2009-11-02 19:36:27Konu: Sonucunu bilmemek...
Hediyeyi veren arkadaşın ne alacağını bir kaç gün öncesinden kafasında ayarlamıştı neden mi?Çünkü hediye sahibi '50 '60 lardan o kadar güzel Fransızca şarkı söylüyordu ki anlatamaz...Kordonda dolaşırken o müzik market direk gözüne çarptı ve kafasında ayarlamış olduğu hediyeyi almaya gitti ve girer girmez gözüne çarptı ve aldı çıktı ama o kocaman poşeti saklamanın imkanı yoktu arada hediye sahibi bakıyordu bu ne acaba diye :P ama onu çaktırmamaya çalıştı her ne kadar başarılı olamasa da bir noktaya kadar idare etti ve hediyeyi vermeye karar verdi ve çağırdı kordon'da Atatürk heykelinin önüne oturdular ve hediyeyi verdi ama hediyeyi veren kişi bu şarkıların bu kadar güzel anlamlar taşıdığını bilmiyordu....Bu bilgileri paylaştığın için teşekkürler...
Bağlantı » »

